Page 29 - Aylık Dergi “Tepe’den” Mayıs 2017 - Sayı 15
P. 29

Gelişim Zamanı





          ölçüp biçip, sizi bir güzel tanıyorlar...   performansı takdire şayan. Ona   azapta gerek" ya da bunun yerine
          Sonra, sizin standardınıza göre   sağlam bir alkış rica ediyorum"   daha severek kullandığım deyişle,
          takdirin ne olduğunu kavrayıp, sizden   ile zirve yapabilen. (Zaten Eren,   "Tanrı sevdiklerini bilerek zorluklara
          onu elde etmek istiyorlar.       Manço'nun kocaman alkışlarıyla   boğarmış" misali...
                                           büyümedi mi? Buna bayılacak.)
          Sizin takdiriniz sizden muaf                                    Unutmayın sizi izliyor ve sizin
          olamıyor                        Olumsuz geri besleme vermek     standartlarınızı anında çözüyorlar.
          Herkesi takdir eden bir üslubumuzun   istiyorsanız (ki muhakkak   Hangi yüzünüzden korkacaklarını,
          olması elbette kıymetli, diye   vermelisiniz), illa ki kendi 3 seviyeli   hangi takdirin özel olduğunu
          düşünüyorsak, yanılıyoruz. Sizin   kreşendonuzu, kendiniz buluverin;   biliyorlar... Ben diyorum ki; siz de
          standardınız temel bir seviyeyi   fırçanızın da size özel 3 derecesi   bilseniz iyi olur.
          belirliyor. Sizin takdiriniz sizden muaf   olsun... Giderek yükselen...
          olamıyor. Ekip bakıyor: Ohohooo,                                Üslubunuzu belirleyin,
          Müdür herkese, “Aferin evlat” diyor,   Tokat her daim bir       "Kreşendo"larınızı seçin,
          sürekli teşekkür ediyor, her zaman   fırça mıdır?               yarından tezi yok uygulamaya
          sırt sıvazlıyor... Ha bir de üstüne, bu   Tokat gerçekten içsel ve de olumlu   alın. Göreceksiniz işe yarayacak,
          müdürün kimseye fırça kaydığı yok.   bir motivasyon kaynağı olabilir   motivasyon otobanında tam gaz yol
                                          mi? Whiplash'i izlemediyseniz,   alacaksınız…
                                          muhakkak hemen bu akşam izleyin.
          Ehhh, yandınız... Şimdi işte siz de
 İçsel motivasyon,   Talipoğlu gibi, motivasyon yolunda   Ben yedinci. defa da olsa, sizinle   Haydi yolunuz açık ola… Çıkın ve
          yaya kalacak, “Benim gibi şeker gibi
                                          oturur yine izlerim. Gerilim filmi diye
                                                                          orkestranızı yönetin…
                                          yorumlar var, inanmayın. Sağda solda
          adamı bulmuşlar da beğenmiyorlar,
                                          dolaşıp bu şahane bir aşk filmi diye
          vallahi kimseye iyilik yaramıyor
                                                                          Sevgiyle… :)
 Whiplash üzerine...  kardeşim” diyerek şaşıracaksınız.  sesleniyorum etrafıma bir süredir.   "Tayfun Talipoğlu anısına saygıyla..."
          Ah be kardeşim, hele bir fırsatını
                                          Andrew, hocası Fletcher'dan senaryo
                                          icabı tokat yiyor. Mesela o tokat,
          bulup, "Heyyyyt ben böyle mi talimat
          verdim!" diye başlayan bir narayla
                                          değil bilakis içsel motivasyon ve
          ortalığı inletebilsek, ortalık nasıl da   dışsal motivasyon (havuç-sopa)
          süt liman olacak oysa...        hem de takdir esasen. Çünkü
 Meander Cunsulting’den Özkan Zere, Oscar ödüllü Whiplash filminden yola çıkarak iyi  bir sahne öncesinde Fletcher
 lider olmak için başkalarına karşı tavırlarımızı nasıl denetlememiz gerektiğini anlatıyor.  Şaka bir yana, sizin üslubunuz   Hoca'nın beğenmediği müzisyeni
          gerçekten, motivatör kimliğinizin   "avaz avaz" bağırıp tek bir fiske
          temeli. Yani kontrollü olmak, bilinçli   vurmadan orkestradan kovduğuna
 There are no two words in the   bile bakmadıklarını, oysa bol fırça ve   tepkiler vermek durumundayız.  şahidiz. Zaten filmin ilerleyen
 English language more harmful   hatta tokat yedikleri astsubaylarının   sahnelerinde, Fletcher, İngilizce
 than "good job”. Terence Fletcher  elini öpüp, helallik aldıklarını görmüş,   Mesela, kreşendo (giderek yükselme)   "Good job" (aferin evlat) takdirinin
 anlam verememişti.  tadını yakalayabileceğimiz belli   en zararlı tanım olduğundan dert
 ("Aferin evlat" tan daha fazla zarar   standart cümlelerimiz olabilir.  yanıyor. Nice cevherlerin gereksiz
 verici iki kelime yoktur.)  Herkesin algısı açık ve cümlemiz   takdir yüzünden gelişip mücevhere
 cin gibi... Elbette, Cin gibiler CinCin   Takdir ederken;  dönüşemediğinden dert yanıyor. Tabii
 Zamanında Sabah gazetesinde,   çiğner. Ve herkes sizi bir güzel izliyor.   1. "Aferin iyi iş çıkardın"dan   tam böyle bir laf yok filmde, bunlar
 köşesinde, Tayfun Talipoğlu yazmıştı   Sonra çiğneyip atıyor. Çabucak, bir   başlayan,  benim yorumum. :)
 galiba. Yazısında, olaydan yıllar   çırpıda...  2. "Hakikaten bravo, E pes vallahi"
 sonra bile şaşkınlığı hâlâ sıcaklığını   ile devam eden,  Yani adamın standardı bu; yeteneği
 taşıyordu. Sevgi gösterdiği erlerin,   Sizi izliyorlar evet; tam algı, düşük   3. Herkesin olduğu bir toplantıda   bulduğunda sınırlarını zorlaması
 terhis olurken, kendisinin yüzüne   yanılgıyla...  Sizi izleyip standardınızı   "Beyler Bayanlar, Eren'in dünkü   için ona eziyet edeceksin. "Şeytan   Özkan Zere / Meander Consulting



 26  MAYIS 2017                                                                                             27
   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34